FORSA KASTAMONU

FORSA KASTAMONU

Geçmiş yüzyıllardan birinde, Rodos Adası’nda iskeleye yanaşan kadırgadan indirilen mahkûmlar, ellerinden ve ayaklarından birbirlerine zincirli olarak rıhtıma toplandılar. Islak giysilerinin içinde hasta derecesinde yorgun görünüyorlardı.

İstanbul’dan buraya cezalarını çekmek üzere kürek mahkûmu olarak gönderilmişlerdi.

Günlerdir bir lokma peksimet dışında bir şey geçmemişti boğazlarından.

Zindanda yatarken yaşlı mahkûmlar söylemişti:

“Burada yattığınız ot yatakları, ayağınızı ısıran fareleri, sizi inleten ağrılarınızı, ayaklarınızı yara yapan prangaları, içinde yaşadığınız soğuk taş duvarları ararsınız. Dua edin mahkeme, sizi ölüme mahkûm etsin!“

“Sakın forsa olarak bir teknede kürek başına geçmeyin!“

Kadı, onları küreğe mahkûm ettiğinde, forsa olarak zincirlenecekleri gemilerden bir daha sağ olarak dışarı çıkamayacaklarını biliyorlardı.

Köleler, asker kaçakları, ağır suç işlemiş olanlar, prangalara kilitli zincirlerle birbirlerine bağlıydılar.

İliklerine kadar işleyen soğuk havada, çıplak ayaklarının altından akan lağım sularının kokusuyla, rıhtımda kürek başı yapacakları tekneleri beklediler günlerce.

Yeni yapılan her kadırganın 200-300 kürekçiye ihtiyacı vardır. Savaş gemileri, ticaret gemileri derken

Devlet-i Âliyye’ye daha çok kürekçi gerekir. Esirler, köleler, suçlular, asker kaçakları yetmez.

Devlet, kendi vatandaşları arasında, 20 haneden bir kürekçi ister. Kürekçi göndermeyen 19 hane, bir kürekçinin 6 aylık iaşesini karşılamak için para öder.

Ailesi, kürekçi olarak seçilen oğullarını ağıtlar yakarak, ölüme gönderir gibi gönderir.

Ancak, Kastamonu dışındaki iller, 20 haneden 1 kürekçi gönderirken Kastamonu’da her on haneden bir kürekçi istenir.

Geri kalan 9 haneden kürekçiye verilmek üzere üç bin akçe toplanır. Bunun yüz altmış akçası yol parası olarak elinden alınır, gerisi, görevi bittiğinde ödenmek üzere görev yapacağı kadırganın reisine emanet edilirdi.

Ölüme eşdeğer olarak görülen böylesine ağır bir işe, öteki illerden bir kat daha fazla adam yollayan Kastamonu, Çanakkale’de, İstiklal Savaşı’nda en çok şehit vermiş olan Kastamonu, bu ülke senin hakkını ödeyemez! Ülke adına her sorumluluğun altına, her zaman herkesten fazla canıyla, malıyla giren Kastamonu, görmezden gelinmeyi, ihmal edilmeyi hak etmiyor!

Cevat COŞKUN

Etiketler