Ağlı: AYILAR 50 KOVANI PARÇALADI
Ağlı’nın Bereketli Köyü’ne inen ayılar, 50 arı kovanı parçalayıp peteklerdeki balları yedi, arıları da öldürdü.

Daha önce de Bereketli Köyü’ne dadanan ayılar, yeni gömülmüş 7 gömütü açmaya çalışmıştı.
Ayılar, geçen hafta da girdikleri kümeste 2 horoz ve tavuğu öldürdü.
Bölgede 2 büyükbaş hayvana da saldıran ayılar, yurttaşların “korkulu rüyası” oluyor.
Bereketli Köyü’nde Oturan Cahit Ergin:
“Görüldüğü üzere ayılar, arılarımızı telef etti. Kümeslerimizi yıkıp, tavuklarımızı da yedi. Kovanları dağıtıp ballarımızı da yedi. Diğer mahallede oturan bir arkadaşımızın da arılarını telef etti. Köy mezarlığımız var, mezarlığa geldi. Mezarı koruma teline kadar eşti. Mağduriyetimiz meydanda, zararımız çok. Bugün bir kovan arının, balı, kasası ve arısıyla birlikte ne kadara mal olduğu belli.”
“Bizler bir hafta boyunca ayı ile kovalamaca oynadık. Biz eve gidiyoruz, o arkamızdan geliyor. Biz geliyoruz, ondan sonra ayı kaçıyor. Ayının nereden geldiğini tespit etmek ve bize zarar vermesini engellemek için elimizden gelen tedbiri almaya çalışıyoruz. Ne kadar tedbir alsak da tabii ki bizler 7 gün 24 saat burada nöbet tutamıyoruz. İster istemez evimize gidiyoruz, geceleri yatıyoruz. Bizler de evimizde yatarken ortalık sessizken köyümüze gelip kovanları parçalıyor ve bizleri bu duruma düşürdü. Her gün ayı köyümüze geliyor, artık bizlere alıştı. Köyümüzü her gün ziyaret ediyor, bir hafta boyunca 7 gün boyunca buradaydı. Akşam gidip sabah geliyordu, sabah gidip akşam geliyordu. Ayı bizimle komşu gibi oldu. Biraz yiyecekleri kısıtlanınca köyümüze ara ara gelmeye başladı. Çünkü aklında kalan bir tat var. Onu tekrar yemeye geliyor. Bir şeyler bulduğunda da yiyor. Zararımız çok, yaklaşık 500 bin liraya yakın zararımız bulunuyor. Burada 50 kovan arı bulunuyor. Çerçevesini, kovanını, içindeki peteği, arısı, balını da hesapladığınızda çok fazla masraf ortaya çıkıyor.”
“Bizler, mahallemizde duramıyoruz. Evimize giremiyoruz. Komşulara gidip gelme şansımız hiç yok. Onlar bize gelemiyor, bizler onlara gidemiyoruz. Mağduriyetimiz çok fazla. Akşam belirli bir saatten sonra dışarıya çıkma şansımız hiç olmuyor. Kendimizi nasıl koruyacağız, bilemiyoruz, bizlere duyarlı büyüklerimiz yardımda bulunursa seviniriz. Bizi bu işkenceden kurtarsınlar. Kovanların iyi olanlarını, güzel olanlarını, beğendiklerini burada oturup yemiş. Beğenmediklerini ise kovanları parçalayıp çerçevelerini dışarıya atmış. Kovanların içerisinde bal peteklerinin bir kısmı duruyor. Ne kadar daha zararımız olur, kahrımızdan bazı çerçeveleri de çıkartıp kovanlara açıp içerisine bakmış değiliz.”
(Bu haber “cumhuriyet.com.tr”den derlendi)
