Cevat Coşkun
İnebolu-Ginolu YERLEŞİMLERİ

<center> Cevat Coşkun </center><center><font color=’blue’> İnebolu-Ginolu YERLEŞİMLERİ </font></center>

Tarih boyunca; kıyılarda ve denizlerde güvenlik sağlanıncaya kadar geçen zaman içinde, denizden gelen tehlikeler nedeniyle kıyı kesimlerinde yerleşim yerleri kurulamadı.

Kaçakların, yerleşimcilerin, kolonistlerin, esir tüccarlarının bitip tükenmeyen saldırılarına 14. Yüzyıl’da Ceneviz Korsanları’nın ve 17. Yüzyıl’dan başlanarak Zaporojya Kazakları’nın saldırıları eklendi.

Bu yüzden, 18. Yüzyıl öncesinde yaşayan atalarımız, estetikten uzak, kabataslak yontulmuş ağaç kütüklerinden yapılan, camı-çerçevesi olmayan, kale gibi korunaklı evlerde yaşadı.

Evler ve köyler deniz kıyısından uzakta, denizden görünmeyecek dağ yamaçlarında, ya da vadilerin içinde kuruldu.

Kıyılar ve iskelelerde yükleme-boşaltma, işleri ve gemi yapımında-çekiminde kullanılan ‘bocurgat’lar vardı. Yerleşim yoktu.

  1. Yüzyıl’dan kalan arşiv kayıtlarında İsfendiyar Dağları’yla deniz arasında kalan coğrafyada yaşayan köyleri incelediğimizde, kıyı kesimlerinde çekek yerleri, gemi yapılan kızaklar ve iskeleler dışında denizden görülen yerlerde yerleşim yerlerinin olmadığını görüyoruz.

İnebolu, İlişi ve Ginolu gibi limanların bulunduğu koylar, ticaret yapan devletlerin sorumluluğundaki kalelerce korundu.

Korsan baskısının azalmaya başladığı 1800’lü yıllardan başlanarak, kıyılarda alışveriş yapılacak küçük dükkanlar, kahvehaneler açılmaya başladı.

Kerempe-İnceburun arasındaki sahil şeridindeki köylerde ortaya çıkan ve günümüze kadar ele geçen tarihi eser ve her türlü buluntu, Bizans kültürü ürünüdür.

Cevat COŞKUN

Etiketler