Ekrem İmamoğlu:
‘ÇOK GÜZEL BİR TÜRKİYE RÜYASI’

<center> Ekrem İmamoğlu: </center><center><font color=’blue’>‘ÇOK GÜZEL BİR TÜRKİYE RÜYASI’ </font></center>

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Eşi Dr Dilek İmamoğlu’yla birlikte, Kuzeykent Alanı‘nda Kastamonulularla buluştu. Yağmura ve ardından başlayan doluya karşın alanı dolduran Kastamonulular alanı bırakmadı.

Dolu nedeniyle aklara bürünen alanda konuşan İmamoğlu, zaman ilerledikçe, yurttaşların “Islana ıslana kazanacağız” bağırışlarıı eşliğinde önce paltosunu, sonra da ceketini çıkardı:

“Ekonomiyi, bu iktidarın tarım politikası, sanayi politikası, dış politikası batırdı. Aşama aşama bu ülkenin en temel dengelerini bozacak adımlar attılar. Onlar ekonomiyi artık düzeltemezler. Kim düzeltecek? Milletçe biz düzelteceğiz. Nasıl yapacağız? İstanbul‘da nasıl başardıysak, huzurlu ve müreffeh Türkiye‘yi sizlerle başaracağız. 14 Mayıs‘ta Türkiye‘nin kaderine hep birlikte el koyuyoruz. Gelin, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceği için, hep birlikte harekete geçelim. Millet İttifakı‘nın liyakatli kadrolarına görev ve yetki verelim. 13. Cumhurbaşkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu‘nu iş başına getirelim.”

“Ülkenin hemen her köşesinin olduğu gibi, Kastamonu da bu iktidar döneminde ihmal edildi. Artık ihmal dönemi bitiyor. Bu şehri ilk gördüğümde bu tepede, bu plato gibi olan o güzel yayla haliyle niçin ihmal edildi diye üzülmüştüm. Aslında bu şehrin turizmiyle, tarımıyla muhteşem bir şehir olması lazım. 170 kilometre sahili var, ama deniz turizmi yok. Ben, bu şehrin fırsatlarının daha 4’te 1’inin bile daha değerlendirilmediğini düşünüyorum. İktidara geldiğimizde Kastamonu‘yu her yönüyle ele alacağız. Her yönden çözüm üreteceğiz.”

“Bu seçimde hep birlikte önemli bir karar vereceğiz. Bu seçimde alacağımız karar, bundan sonra ülkemizin nasıl yönetileceğine ait bir karar olacak. Liyakatsiz ellerde ne oldu? Ekonomimiz krizden krize savruluyor; öyle değil mi? Paramızı pul ettiler, pul; öyle değil mi? İşsizlik ve yoksulluk aldı başını gidiyor. Enflasyon ve hayat pahalılığı, ne yazık ki milletimizin belini büktü. Sevgili hemşerilerim, Türk lirası, o bizim canım paramızın en büyüğü, neredeyse yarım kilo et alabiliyor. Dünyada, en büyük parasıyla en az et alınan memleket Türkiye. Bu hale getirdiler bizi. Bu neyi gösteriyor? Artık yönetemiyorlar.”

“Bu iktidar döneminde Türk lirası dövize karşı zayıfladı. Ne yazık ki dövizi tutamıyorlar. Enflasyon, bir canavara dönüştü. İşsizlik deseniz, memleketimizin her şehrinin, her mahallesinin belki de en kötü süreci. Gençlerimiz, işsizlikten kan ağlıyor. Fiyat artışlarını her ortamda yaşıyoruz. Çocuklarımızın eğitim masraflarından pazardaki alışverişe kadar. Bu alanda hanımefendilere sormak istiyorum. Sevgili hanımefendiler, sizler çoluğunuza, çocuğunuza, evdeki yaşayanlarınıza gönlünüzden geçtiği gibi bayramlık alışverişi yapabildiniz mi? İşte biz, bayramı bile unuttuk. Bu millete bayramı bile unutturan bu iktidar, aslında milleti unuttu. Hep birlikte bu gidişe dur demek zorundayız. Ekonomiyi bozan, asla düzeltemez. Siz bu ülkeyi yöneteceksiniz, ‘2023’te 23 bin dolar kişi başı milli gelir olacak’ diyeceksiniz. Bugün üçte biri. İşte bunlar, ekonomiyi düzeltemez. Çünkü ekonomiyi batıran, bizzat onların kurduğu sistem. İhale sistemi, onların getirdiği devlet düzeni, bunların getirdiği mülakat sistemi.”

“Ekonomiyi bunlar batırdı. Bu iktidarın tarım politikası, sanayi politikası, dış politikası batırdı. Aşama aşama bu ülkenin en temel dengelerini bozacak adımlar attılar. Onlar ekonomiyi artık düzeltemezler. Kim düzeltecek? Biz düzelteceğiz. Milletçe biz. Nasıl yapacağız? 14 Mayıs‘ta sizler sandığa gideceksiniz. Oylarınızla Millet İttifakı‘nı başa, Kemal Kılıçdaroğlu‘nu Çankaya‘ya getireceksiniz. İşte Millet İttifakı‘nın iktidarı, sizlere ve bizlere ekonomik refahı da getirecek. Çünkü Millet İttifakı, bu ülkenin becerikli kadrolarıdır. Türkiye‘nin en liyakatli ekibine ülkenin anahtarını vereceksiniz. Bu düzeni siz değiştireceksiniz. Çocuklarımızın, gençlerimizin, ailelerimizin, bu ülkenin fırsat ve nimetlerinden eşit şekilde yaralanabilmesi için formülü, siz başa getireceksiniz. Bu bozuk düzen, bu sistemi kuranlar gidecek.”

“Bakın burada gençler var. Sevgili gençler yazmış; bir tanesi diyor ki, ‘Şart olsun her şey çok güzel olacak.’ 21 yıl boyunca, mülakat sistemiyle, ne yazık ki sınavlardan yüksek not alan gençlerimizin bu iktidar hakkını yedi. Onların gözyaşları akarken, ne yazık ki torpilli bir şekilde fırsat tanıdıkları, iş verdikleri, makam verdikleri insanlar, hak etmedikleri yerlere geldiler. Bunu vicdanına sığdıran yöneticide artık vicdan kalmamış demektir. Ben size şöyle söyleyeyim: 21 yıldır bunu yapacaksınız. Şimdi kalkıp millete, ‘Mülakatı kaldıracağım’ diyeceksiniz. Buna inanır mı bu millet?”

“Sandığa gittiğinizde bunları sakın unutmayın. Vatandaşlarımıza bunu lütfen anlatın. İstanbul‘da partili bir kişiye, burs adı altında, 2 milyon 200 bin lira burs veriyorlar. O kişi, 2007’de işe girmiş gözüküyor. Ama kendisi, yıllarca hiç İstanbul‘da olmamış. Türkiye‘de bile bulunmamış. Yurt dışında, belediye bursuyla, belediyenin parasıyla hayat sürmüş. Suç duyurusunda bulunduk. Peki mahkeme bir şey yaptı mı? Yapmadı. Peki şimdi ne yaptılar o kişiyi biliyor musunuz? İstanbul‘dan milletvekili adayı yaptılar. Mesela yine bunların bir yakını, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirakinde, Metro AŞ‘de işe alınıyor. Tesadüf bu ya, işe girdikten sadece on gün sonra, belediyenin parasıyla ABD‘ye gönderileceksiniz. Ne kadar para veriyor biliyor musunuz belediye? 200 bin dolar. Bugünün parasıyla 4 milyon liranın üstünde. Bu para kimin parası? Milletin parası, sizin paranız, hepimizin parası. Peki sözüm ona ulaşımla ilgili işe aldığı bu kişi, Amerika‘da ne yapıyor biliyor musunuz? Siyaset doktorası yapıyor. Bak bak! Görüyor musunuz? On gün önce işe alıyor. 200 bin dolar veriyor ve siyaset doktorası yapıyor. Bunu da mahkemelere taşıdık…”

“İstanbul’da büyük bir başarı elde ettik. Hep birlikte kazandık. Milletin iktidarını, İstanbul‘da iktidara getirdik. Millet İttifakı‘nın kazanma gücünü en iyi ben bilirim. İstanbul‘da iki kere sandığa gittik, ikisinde de söke söke millet kazandı. Haksızlığa, hukuksuzluğa karşı dimdik ayakta durdu İstanbullular.”

“Biz bu milleti, şart olsun birleştirmeye geliyoruz. Biz, şart olsun vatandaşlarımızı kucaklaştırmaya geliyoruz. İstanbul‘u Kastamonu‘yla, Kastamonu‘yu İstanbul‘la kucaklaştırmaya geliyoruz. İşçiyi işverenle, genci yaşlıyla, herkesi barıştırmaya, kucaklaştırmaya geliyoruz. (Patates, soğan, güle güle Erdoğan sloganları.) Bu memleketin her insanını, her etnik kökenini, her inancını Türk’ü, Kürt‘ü, Laz‘ı, Çerkez‘i bu milletin rengi, taşı, toprağı 86 milyon insanı Çanakkale ruhu, İstiklal Mücadelesi‘nin evlatlarını bir olmaya, birleştirmeye geliyoruz.”

“Size 13. Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu söz veriyor. Birlikte çok güzel bir Türkiye rüyası yaratacağız. Kardeşçe üretip, kardeşçe bölüşeceğiz.”

(Bu haber “sondakika.com”dan derlendi)

Etiketler